25 Eylül 2009 Cuma

YILDIZLARDAKİ BABAMA SEVGİLERİMLE


Seni çok özlüyorum. Bu özlem hiç bitmiyor. Soğuk alnına son kez kondurduğum o acı öpücüğün ardından ortalığı yıkan çığlıklarımın içinde kaybolup gideceğini nereden bilebilirdim?


Yaşamın türlü türlü halleri var. Canımdan can koparırcasına beni içine alan o yakıcı duygu beklemeden ve bekletmeden tanıştı benimle. Taş kesildim. Kan oturdu gözlerime. Soluk alamadım. Seninle vedalaşmak zorunda olduğum o an “ İncitmeyin babamı ! Lütfen ona iyi davranın” diye haykırırken kime hesap sorabilirdim, kimi sorumlu tutabilirdim zamansız gidişinden? Zamansızdı işte.


Hangi kız çocuğu bırakmak ister babasının güven veren o büyük ellerini. Bir zamanlar kolayca uyuyabilmem için bana anlattığın “Kuzucuk” adlı masaldan henüz bıkmamışken çocukluğumu masalın içine saklayıp yanına gömdüm baba. Sen huzurla uyu diye.


Senden çok şey öğrendim. Seninle hep gurur duydum. Senin kızın olduğum için de kendimle. Sık sık resimlerine bakıyorum. Yanımda olmanı diliyor ve boş ellerle gökyüzünü kucaklıyorum.
Hayatın garip bir akışı var. “Acı” duygusu sonsuza dek sürmüyor. Sakinleşiyor insan. Fakat özlem hiç bitmiyor. Yine soluğum kesiliyor düşündükçe. İçimde toz duman her yer ve özlüyorum. Annem ve kardeşim de seni çok özlüyor. Özellikle de Pazar kahvaltılarımız artık buruk. Eski tadı yok. En çok da sana iğne yapan şu hemşirelere kızıyorum. Acıttılar mı canını? Oldum olası korkardım iğne olmaktan. Ya sen? Sen de korktun mu baba? Sen de özlüyor musun bizi?


Ölümün bir son, bir bitiş olmadığının farkındayım. Küçük bir kızçocuğuyken iki yaşında kaybettiğim babaannem için “ O yıldız oldu.” demiştin. Onu özlersen gökyüzündeki en parlak yıldızı bul ve ona sevgi gönder demiştin. Gökyüzünde ne çok yıldız var baba. Öyleki sayamıyorum. En parlağı ama en parlağı sensin. Bunu görebiliyorum. Ruhumdan ruhuna selam olsun.


Sevgi Ve Işıkla...

Bilge YURT

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder